Anadolum Türkiyem

Ankara Kalesi

Ankara Kalesi
Tuncer Keskin
Tuncer Keskin( tuncerkeskin@bidoluanadolu.com )
297 Kez Görüntülendi
13 Ekim 2018 - 15:58

Ankara Kalesi 4 bin yıllık tarihiyle çok çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır. Tam olarak hangi tarihte ve kim tarafından yapıldığı malisef bilinememektedir. Geçen yüzyıllar içerisinde bir çok defa onarım görmüştür. Bu onarımlar sayesinde eksiksiz olarak günümüze kadar ulaşmış ve tüm heybetiyle tarihi bize yansıtmaktadır.

Galatlar’dan Romalılar’a, Selçuklular’dan Osmanlı’lar kadar pek çok medeniyetin izlerini taşıyan Ankara kalesi Ankara’nın sembollerinden biridir.

Yerleşilen yerlerin geniş bir alana yayılmasından savunma duvarları da etkilenmiş ve Augustus Tapınağı’nın olduğu bölgeye doğru genişletilmiş. M.S. 620 senelerinde Sasaniler’in kenti ele geçirmelerinin ardından tarihi yapı bölüm bölüm harap duruma düşmüş. 7. yüzyılın 2. yarısında Bizanslılar’ın kentte hâkimiyet kurması sonucunda yapıda onarım çalışmaları hız kazanmıştır.

Dış kale bu çalışmalar sırasında İmparator II. Konstantinos’un emriyle inşa edilmiş. Sonraki dönemlerde sık sık Bizans ile Selçuklu hâkimiyeti arasında gidip gelen kale, Osmanlılar tarafından da kullanılmasına rağmen Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa’nın yaptırdığı dışında onarım görmemiş.

Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde ise kalenin en yüksek burcu olan Akkale, 1921 yılından itibaren Atatürk’ün direktifleri doğrultusunda kurulan Eti Müzesi’ne ev sahipliği yapmış. Kültürel tesisin kapsamının genişletilip Anadolu Medeniyetleri Müzesi adını alması ve Kurşunlu Han ile Mahmut Paşa Bedesteni’ne taşınmasının ardından kalenin bu bölümü 1948’den itibaren depo olarak kullanılmaya başlanmış.

Günümüze kadarki süreçte hem savunma hem de yerleşim amaçlı kullanılan Ankara Kalesi iç içe geçmiş 3 sıra surla çevrelenmiş. Dış kalenin duvarlarının yüksekliği 8 ila 10 metre arasında değişen kısımlarında blok halinde mermer ve bazalt, geri kalanındaysa tuğla kullanılmış. 4 katlı iç kalenin yapımındaysa Ankara Taşı ile birlikte çevredeki antik yapılardan getirtilen parçalardan yararlanılmış. Doğu, batı ve güney yönlerinde uzanan duvarlarda 15-20 metrede bir 5 köşeli savunma kulesi yer alıyor. Bu kulelerin toplam adedi 42.

Ankara Kalesi’nde Görülmesi Gereken Önemli Bölümler

Ankara Kalesi’nin hem iç hem de dış bölümlerinde Osmanlı döneminden kalma pek çok yapı sizleri bekliyor. Bu yapıların bir kısmı hediyelik eşya dükkânı, sanat evi, restoran ve otel olarak kullanılırken; bir kısmında zengin koleksiyonları ile gezginlerin ilgisini çeken müzeler faaliyet gösteriyor.

Hisar Kapısı’ndan iç kaleye girdiğinizde karşınıza çıkacak evler, mimari açıdan Hamamönü’nde 19. yüzyılda inşa edilen konakların öncülleri konumundalar. Dik bir alan üzerine inşa edildiklerinden bu yapılar dar planlı olarak tasarlanmışlar. İki ya da üç katlı evlerin yapımında ahşap, kerpiç ve tuğla kullanılmış. Yerel halk alt katları kışlık, üst katları yazlık kullanıma uygun şekilde oluşturmuş.

Yazlık kattaki “Cihannüma” isimli odalarla birlikte geniş saçaklar, kale içindeki Ankara Evleri’nin belirleyici özelliklerini oluşturuyorlar. Toplam sayısı 400’e yakın olan bu evlerin bir kısmı restore edilmiş. Geri kalan kısmıysa ne yazık ki kaderine terk edilmiş durumda. Metruk haldeki yapıların bulunduğu bölge güvenlik açısından riskli olduğundan, iç kaleyi gezerken bu kısımdan uzak durmanızı tavsiye ederim.

Bir zamanlar kentin ticari hayatının merkezi konumunda olan kale çevresindeki sokaklar ise günümüzde antikacılar ve hediyelik eşya dükkânları ile çevrelenmiş durumda. İlginç isimlere sahip bu mekânlarda alışveriş yaptıktan sonra dilerseniz Pirinç Han’ın avlusunda soluklanıp, bir şeyler yiyip içebilirsiniz.

Ardından kale içinde başladığınız tarih kokan yolculuğunuza Anadolu Medeniyetleri ve Ankara Rahmi M. Koç müzelerini ziyaret ederek devam edebilirsiniz. Bu gezinti sırasında vaktiniz kalırsa Ahi döneminin önemli eserlerinden Aslanhane Camii’ne uğramayı sakın unutmayın.

Ankara Kalesi Nerede ve Nasıl Gidilir?

Herhangi bir ücret ödemeden giriş yapabileceğiniz kale, 08.30-17.30 saatleri arasında ziyarete açık tutuluyor. Altındağ İlçesi’nde, kente hakim bir konumda yer alan tarihi mekana ulaşım için Ulus Meydanı’ndan geçen minibüs, otobüs ve metro seferlerinden yararlanabilirsiniz.

Meydana geldiğinizden anıtın yanından isterseniz yukarı doğru yürüyebilir veya yoldan bir taksi çevirebilirsiniz. Normal bir tempoyla yürüyüş aşağı yukarı 30 dakika sürüyor. Ancak rota eğimli ve kale çevresindeki sokaklar Arnavut Kaldırımı ile kaplı. Taksilerle kaleye gitmekse en fazla 10 dakika sürüyor. Ayrıca kendi aracınızla bölgeye gitmeyi tercih ederseniz, surların hemen yanında bulunan otoparkı kullanabilirsiniz.

Ankara Kalesi 4 bin yıllık tarihiyle çok çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır. Tam olarak hangi tarihte ve kim tarafından yapıldığı malisef bilinememektedir. Geçen yüzyıllar içerisinde bir çok defa onarım görmüştür. Bu onarımlar sayesinde eksiksiz olarak günümüze kadar ulaşmış ve tüm heybetiyle tarihi bize yansıtmaktadır.

Galatlar’dan Romalılar’a, Selçuklular’dan Osmanlı’lar kadar pek çok medeniyetin izlerini taşıyan Ankara kalesi Ankara’nın sembollerinden biridir.

Yerleşilen yerlerin geniş bir alana yayılmasından savunma duvarları da etkilenmiş ve Augustus Tapınağı’nın olduğu bölgeye doğru genişletilmiş. M.S. 620 senelerinde Sasaniler’in kenti ele geçirmelerinin ardından tarihi yapı bölüm bölüm harap duruma düşmüş. 7. yüzyılın 2. yarısında Bizanslılar’ın kentte hâkimiyet kurması sonucunda yapıda onarım çalışmaları hız kazanmıştır.

Dış kale bu çalışmalar sırasında İmparator II. Konstantinos’un emriyle inşa edilmiş. Sonraki dönemlerde sık sık Bizans ile Selçuklu hâkimiyeti arasında gidip gelen kale, Osmanlılar tarafından da kullanılmasına rağmen Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa’nın yaptırdığı dışında onarım görmemiş.

Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde ise kalenin en yüksek burcu olan Akkale, 1921 yılından itibaren Atatürk’ün direktifleri doğrultusunda kurulan Eti Müzesi’ne ev sahipliği yapmış. Kültürel tesisin kapsamının genişletilip Anadolu Medeniyetleri Müzesi adını alması ve Kurşunlu Han ile Mahmut Paşa Bedesteni’ne taşınmasının ardından kalenin bu bölümü 1948’den itibaren depo olarak kullanılmaya başlanmış.

Günümüze kadarki süreçte hem savunma hem de yerleşim amaçlı kullanılan Ankara Kalesi iç içe geçmiş 3 sıra surla çevrelenmiş. Dış kalenin duvarlarının yüksekliği 8 ila 10 metre arasında değişen kısımlarında blok halinde mermer ve bazalt, geri kalanındaysa tuğla kullanılmış. 4 katlı iç kalenin yapımındaysa Ankara Taşı ile birlikte çevredeki antik yapılardan getirtilen parçalardan yararlanılmış. Doğu, batı ve güney yönlerinde uzanan duvarlarda 15-20 metrede bir 5 köşeli savunma kulesi yer alıyor. Bu kulelerin toplam adedi 42.

Ankara Kalesi’nde Görülmesi Gereken Önemli Bölümler

Ankara Kalesi’nin hem iç hem de dış bölümlerinde Osmanlı döneminden kalma pek çok yapı sizleri bekliyor. Bu yapıların bir kısmı hediyelik eşya dükkânı, sanat evi, restoran ve otel olarak kullanılırken; bir kısmında zengin koleksiyonları ile gezginlerin ilgisini çeken müzeler faaliyet gösteriyor.

Hisar Kapısı’ndan iç kaleye girdiğinizde karşınıza çıkacak evler, mimari açıdan Hamamönü’nde 19. yüzyılda inşa edilen konakların öncülleri konumundalar. Dik bir alan üzerine inşa edildiklerinden bu yapılar dar planlı olarak tasarlanmışlar. İki ya da üç katlı evlerin yapımında ahşap, kerpiç ve tuğla kullanılmış. Yerel halk alt katları kışlık, üst katları yazlık kullanıma uygun şekilde oluşturmuş.

Yazlık kattaki “Cihannüma” isimli odalarla birlikte geniş saçaklar, kale içindeki Ankara Evleri’nin belirleyici özelliklerini oluşturuyorlar. Toplam sayısı 400’e yakın olan bu evlerin bir kısmı restore edilmiş. Geri kalan kısmıysa ne yazık ki kaderine terk edilmiş durumda. Metruk haldeki yapıların bulunduğu bölge güvenlik açısından riskli olduğundan, iç kaleyi gezerken bu kısımdan uzak durmanızı tavsiye ederim.

Bir zamanlar kentin ticari hayatının merkezi konumunda olan kale çevresindeki sokaklar ise günümüzde antikacılar ve hediyelik eşya dükkânları ile çevrelenmiş durumda. İlginç isimlere sahip bu mekânlarda alışveriş yaptıktan sonra dilerseniz Pirinç Han’ın avlusunda soluklanıp, bir şeyler yiyip içebilirsiniz.

Ardından kale içinde başladığınız tarih kokan yolculuğunuza Anadolu Medeniyetleri ve Ankara Rahmi M. Koç müzelerini ziyaret ederek devam edebilirsiniz. Bu gezinti sırasında vaktiniz kalırsa Ahi döneminin önemli eserlerinden Aslanhane Camii’ne uğramayı sakın unutmayın.

Ankara Kalesi Nerede ve Nasıl Gidilir?

Herhangi bir ücret ödemeden giriş yapabileceğiniz kale, 08.30-17.30 saatleri arasında ziyarete açık tutuluyor. Altındağ İlçesi’nde, kente hakim bir konumda yer alan tarihi mekana ulaşım için Ulus Meydanı’ndan geçen minibüs, otobüs ve metro seferlerinden yararlanabilirsiniz.

Meydana geldiğinizden anıtın yanından isterseniz yukarı doğru yürüyebilir veya yoldan bir taksi çevirebilirsiniz. Normal bir tempoyla yürüyüş aşağı yukarı 30 dakika sürüyor. Ancak rota eğimli ve kale çevresindeki sokaklar Arnavut Kaldırımı ile kaplı. Taksilerle kaleye gitmekse en fazla 10 dakika sürüyor. Ayrıca kendi aracınızla bölgeye gitmeyi tercih ederseniz, surların hemen yanında bulunan otoparkı kullanabilirsiniz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -